
Richard Wagner (22 Mayıs 1813 – 13 Şubat 1883), ünlü Alman opera bestecisi. Wagner, diğer opera bestecilerinden farklı olarak, operalarının senaryolarını ve metinlerini de kendisi yazmaktaydı. Opera besteciliğine ek olarak; şairliği, opera şefliği ve müzik teorisyenliği ile de tanınmaktadır.
Wilhelm Richard Wagner, 1813 yılında 9 çocuğu olan Wagner ailesinin son üyesi olarak Leipzig’de dünyaya geldi. 1 yaşını doldurmadan babası öldü, annesi bir yıl sonra bir aktör ve portre ressamı olan Ludwig Geyer ile evlendi. Geyer’in isteği üzerine Dresden’e taşınan aile, 1821 yılında onun ölümünden sonra 1827’de Leipzig’e geri döndü.
Erken yaşlarında tiyatroya ilgi duymaya başlayan Wagner, 1828 yılında “Leubald ve Adelaide” adlı ilk oyununu yazdı. Shakespeare ve Goethe’ye hayran olan Wagner, onlardan ilham alarak yazdığı bu oyuna müzik de eklemesi gerektiğine karar verdi ve kendi kendine beste yapmanın ilkelerini öğrenmeye başladı. 1930’lu yıllarda, Wagner küçük tiyatrolar için besteler yapmaya başladı ve iki opera yazdı. “Die Feen” (Periler, 1833) ve 1836 yılında Magdeburg’da sergilendiğinde büyük başarı elde eden “Das Liebesverbot” (Yasak Aşk, 1834) operaları…
1936 yılında şarkıcı Minna Planer ile evlenen Wagner, eşiyle beraber Königsberg’e taşındı. Orada bir süre tiyatroda müzik direktörlüğü yapan Wagner, 1839 yılında, gemi ile Londra’ya gitti. Yolculuğu sırasında, ünlü operası “Der fliegende Holländer” (Uçan Hollandalı) için çalışmalara başladı -1841 yılında tamamlanan opera, sanatçının en ünlü eserlerinden biridir- 8 yıl Londra’da kaldıktan sonra, Fransa’ya gitti ve Paris’e yerleşti. Burada Hector Berlioz’un müziği ile tanıştı.

1842 yılının Nisan ayına kadar Paris’te kalan Wagner, burada büyük yoksulluk çekti. 20 Ekim 1842’de Almanya’da 5 perdelik operası “Rienzi” sergilendi. Bunun başarısı daha sonra 1843’de “Uçan Hollandalı”nın da sergilenmesine yol açtı. Daha sonra Dresden’a taşınan Wagner, burada Saray Tiyatrosu’nun opera şeflerinden biri olarak çalışmaya başladı. Romantik operası “Tannhäuser” 1845 yılında burada sergilendi. Tannhäuser’in o günkü geleneksel operalardan tamamen farklı olan yapısı ve tekniği, izleyenlerin kafasını karıştırdı ve birçok olumsuz eleştiri aldı. Yine de 3 yıl sonra Macar besteci Franz Liszt tarafından tekrar sergilenebildi. Liszt ve Wagner’in 1848’de başlayan arkadaşlıkları, ömürleri boyunca sürdü.
Wagner aynı yıl “Lohengrin” operasını yazdı. Fakat Saray Tiyatrosu, bu kadar eleştiri alan Tannhäuser operasının bestecisinden, bir opera daha yayınlamayı göze alamadı. Liszt, Wagner’e yine yardımcı oldu ve 1850 yılında operayı Weimar’da sergiledi. Bu başarılı yıllar, onun devrimci aktivitelere katılması sebebiyle İsviçre’ye sürülmesiyle son buldu.
Wagner’in Almanya’dan İsviçre’ye kaçışı, kariyerinin dönüm noktası oldu. Burada, hayatının en önemli eserlerinden biri olan “Der Ring des Nibelungen”(Nibelungen Halkası) adlı dört bölümlük opera serisini yazdı. Serinin son bölümü “Götterdämmerung”( Tanrıların Çöküşü) ilk önce yazıldı. Ve metinlerin yazılış sırası, sonran başa doğruydu. Daha sonra, üçüncü bölüm “Siegfried”, ikinci bölüm “Die Walküre” ve ilk bölüm “Das Rheingold” (Ren Altını) yazıldı.
1852 yılında, tanıştığı tüccar Otto Wesendonck ve eşi Mathilde’nin malikanelerinin yanında kendi eşi Minna ile ufak bir kulübede yaşıyorlardı. Mathilde ve Wagner arasındaki ilişki, yasak bir aşka dönüştü. Wagner bu aşk sayesinde, en güzel bestelerini yaptı. Aşklarından vazgeçmek zorunda kalsalar da, Wagner Mathilde için, “Tristan und Isolde” (1857-59) eserini yazdı. Bu, Wagner’in eserleri arasında en uzun ve zor olanlarındandı.
1861 yılında, politik engellerin ortadan kalkması ile Wagner Prusya’ya döndü. Biebrich’a taşınan besteci, “Die Meistersinger von Nürnberg”( Nürnberg’in usta şarkıcıları) eseri üzerinde çalışmalara başladı. 1867 yılında bu eseri bitirdi.

Eşinden 9 yılıdır ayrı olan Wagner, 1870 yılında Liszt’in kızı Cosima von Bülow ile evlendi. 1870 yılında hazırladığı orkestrası “Siegfried Idyll’i” ona ithaf etti. Bu dönemde “Der Ring des Nibelungen” serisini de bitirmiş olan sanatçı, 1876 yılında tüm eseri Bayreuth’ta sergiledi. Bayreuth’ta eseri sergilediği salon, sadece Wagner müziklerinin sergilenmesi için özel olarak inşa edilmişti.
1877 yılında Wagner “Kutsal Kase” efsanelerine dayalı “Parsifal”ı yazdı. Wagner dramlarının sonuncusu olan Parsifal, ilk kez 1882’de sergilendi. Ve bu yıl sa, sağlık sorunları başladı. İklim değişikliğinin onu kendine getireceğini düşünen Wagner, Venedik’e gitti. Gidişinden kısa bir süre sonra, hayata gözlerini yumdu. 5 gün sonra Bayreuth mezarlığına gömüldü.
son yorumlar